Alican Aydoğan ve İrfan Aydoğan

İrfan Aydoğan: Ölçü hassasiyetimiz kuyumculuktan!

Sektörden Haberler Zeynep Karabağ 24.07.2015
İrfan Aydoğan, “İnşaatta ölçü hassasiyetimiz kuyumculuktan geliyor” derken, veliaht Alican Aydoğan, “Severek yapmazsanız o işte şansınız yok” diyor
Aydoğan İnşaat'ın Yönetim Kurulu Başkanı İrfan Aydoğan, “İnşaatta ölçü hassasiyetimiz kuyumculuktan geliyor” derken, veliaht Alican Aydoğan, “Severek yapmazsanız o işte şansınız yok” diyor

İrfan Aydoğan ve oğlu Alican Aydoğan'la ilk ve ikinci kuşak olarak buluşmadık aslında. Çünkü İrfan Aydoğan ikinci kuşak oğlu ise üçüncü kuşak. Kurucu olan babası Muhammed Aydoğan 2.5 yıl önce vefat etti. Aydoğan, mutlaka her ifadesinde iki şeyi tekrar ediyor. İlki, ‘babamın dediği gibi,' ikincisi ise, ‘güven ve itibar.'

“Babamdan böyle gördük” diyen İrfan Aydoğan, “Bizim kazandığımız bize yetiyor, belki yerimizde başkası olsa daha fazla kazanırdı ama itibarından taviz verirdi” diye ekliyor. Babası Muhammed Aydoğan'ın ticarette çocuklarına ‘demokrat' olduğunu belirten İrfan Aydoğan, “İşi öğretirdi, tartışırdık, kararları vefat edene kadar birlikte aldık, baba ve çocukları gibi davranmazdı. İç işlerimizde serbest bırakır ama dış işlerde merkeze bağlıydık, hala sürdürüyoruz. Sonuç alana kadar tartışır ama masada bırakır evimize gideriz” diyor.

Bir kamyon tuğla taşıdı

Alican Aydoğan, dedesinin Zonguldak'ta başladığı ticaret sırasında kendi depolarını inşa ederek başladığı inşaat işinde şu anda Fenerbahçe'de süren şantiyenin başında. “Şantiyede alaylıydım, sonra okulunu okudum” diyen Alican Aydoğan'ın küçükken şantiyelerde macerası bir kamyon tuğla indirmekle başlamış. Aydoğan, “11 yaşımdan itibaren şantiyedeyim. İşin okulunu okudum ama asıl okul şantiye. Eğer küçüklüğümden bu yana bu kadar çok girip çıkmasaydım, çalışmasaydım, çok eksik kalırdım” diyor. İrfan Aydoğan ise, “Annesi biraz kızdı tabii ama sonucu görünce şimdi mutlu. İlk iş olarak bir kamyon tuğla indirince, işçinin halinden de anlar, yöneticilikten de. Çünkü onun ne kadar sürede indirildiğini, nasıl bir dert olduğunu yakından bilir” diye konuşuyor.

Gazeteci olacaktı

Liseyi bitirdikten sonra gazeteci olmak istediğini söyleyen Alican Aydoğan, “Belki meslektaş olacaktık. Ama öyle olmadı, iç mimarlık okumaya karar verdim ama iyi ki bunu okumuşum. Üniversitede gazetecilik okusaydım, bu işimizle ilgili bilgiye hakim olamayacaktım. Şu anda çok sevdiğim bir iş yapıyorum. Zaten severek zevk alarak yapmazsanız o işte şansınız çok az” diyor. İrfan Aydoğan ise bu isteği ilk defa söyleşimiz esnasında duyduğunu anlatarak, “Hep bir şekilde işin içindeydi ama bir yönlendirme olmadı, eğer bu işi seviyorsanız eğitimini alın diye öğüt verdim hepsi bu” diye konuşuyor.

O kadar da değil!

İrfan Aydoğan, babasının ticaret yaptığı dönemlerde başladığı işleri de hala kardeşlerinin sürdürdüğünü anlatıyor. Kuyumculuk tecrübelerinin ise inşaat sektöründe kendilerine pek çok ‘hassasiyet' kazandırdığını kaydeden Aydoğan, “Biz eski söylemle yap-satçı müteahhidiz. Sat-yapçı olmak istemedik hiç. Net-brüt farkları bile öyle duruma geldiği zamanlar oldu ki yüzde 60 farklara çıktı. Bunların hepsi de artık yasaya girdi. Belki de bu ölçü hassasiyetimiz kuyumculuktan geliyor. Belli bir çevremiz var. Bizden bir kere alışveriş yapan varsa mutlaka şehir, lokasyon uyuyorsa bizden başkasından almaz” diyor. “Asıl işimiz daireyi sattıktan sonra başlar” diyen Aydoğan, şunları söylüyor:

“Yapılan iş iyiyse bir şekilde satılıyor, ama geç satıldı vs gibi bir kaygımız yok, tekniğimizden mutluyuz. Gelecek için, daha da iyi geliştirmek için de çalışıyoruz. Ben yıllardır kendi yaptığım sitelerde oturuyorum, o ofislerde çalışıyorum. 1987'den beri sattığım yerlerden ev sahibi olanlarda benim telefonum var. Başka inşaat işleri için de bizi ararlar. Yani ömür boyu tüm inşaatla ilgili işleri garanti altına alıyoruz. Biz onlarla kopmuyoruz. Daireyi teslim ettiğim zaman diyorum ki, bakın benim görevim şimdi başlıyor. Buraya kadar olanı zaten yapmak zorunda olduğum işler ama farkı bundan sonra anlayacaksınız diyorum. Malı bir kere satmakla ticaret yapılmaz. Çocuklarıma da aynısını söylüyorum. Söz verdiysen yapacaksın. Hatta Alican bazen beni de geçiyor, ‘yok artık o kadar da değil' diyorum.”

‘Alman disiplinine de sahibim'

İrfan Aydoğan, “Babamızın itibar öğüdünü her an aklımızda tutuyoruz” derken, sektörde en başarılı oldukları alanların satış sonrası hizmet ve güvenilirlik olduğunu dile getiriyor.

Gıda, turizm, kuyumculuk gibi birçok sektörde yer almalarının, sektörde farklı bakış açıları geliştirmelerini sağladığını anlatan Aydoğan, bunu Alman disiplini ile tamamladığını belirtiyor. Aydoğan, “Tek koldan yetişmediğimiz için olaylara farklı taraflardan bakabiliyoruz.

1978'de liseyi bitirince babam beni Almanya'ya inşaat tahsili yapmaya gönderdi, Türkiye o dönem karışıktı. Sonra ihtilal olunca babam çağırdı, Zonguldak'a döndük. Almanya'nın disiplini, kuyumculuk disiplini ve işi sevmekle İstanbul'da öne çıktık” diye konuşuyor.

Takım eksik kaldı

İrfan Aydoğan, oğlunun Aydoğan İnşaat Yönetim Kurulu Üyesi olarak çalışmalarda hızla yer aldığını söylüyor. Küçük kızının ise üniversitede mimarlık bölümünde okuduğunu hatırlatan Aydoğan, “Takım eksik kaldı. Büyük kızım Eczacı. Aslında inşaat mühendisliği istiyordu, ama bir süre yurtdışında okuması gerekecekti, ilk çocuk ya, gönlüm razı olmadı. Keşke olsaydı” diyor. Özellikle yeni çağın teknoloji çağı olduğuna dikkat çeken Aydoğan, sosyal medya ‘açıklarını' oğlu Alican ve arkadaşlarının kapattığını dile getiriyor.

‘Muhasebeden muhasebeye  şirket merkezine uğruyorum' 

İrfan Aydoğan da Alican Aydoğan da ofiste olmayı sevmiyor. Vakitlerinin çoğu Bağdat Caddesi, Erenköy, Göztepe hattında konuşlanan şantiyelerinde geçiyor. Hatta Alican Aydoğan, şirket merkezindeki ofisine ‘muhasebeden muhasebeye' uğradığını vurguluyor. Babası İrfan Aydoğan'ın ‘şantiyede yatar kalkar' dediği Alican Aydoğan, “Burada odam var ama neredeyse sadece şantiye için para almaya muhasebeden muhasebeye uğruyorum. Şantiye benim için okul. Öğrenilecek daha çok şey var. Fenerbahçe'deki dönüşüm projemizin başından itibaren, eski binanın yıkılma sürecinden bu yana şantiyedeydim. Şimdi kaba inşaat bitti. Sektörle ilgili tecrübeler kazandırıyor” diyor.

Milliyet

Alican Aydoğan İrfan Aydoğan