Halit Dumankaya

Halit Dumankaya: Çocukları zengin gibi yetiştirmedik!

Sektörden Haberler Zeynep Karabağ 24.07.2015
Dumankaya’nın kurucularından Halit Dumankaya, “Çocuklarımızı zengin çocuk gibi yetiştirmedik” dedi.
Çocuklardan Uğur Dumankaya ise, “Geleceğe sistematik bir grup bırakmak istiyoruz” diye konuştu.

Dumankaya İnşaat'ın Onursal Başkanı Halit dumankaya, ağabeyiyle kurduğu şirketin ilk yıllarını ve çocuklarını anlatırken en önemli nokta olarak ‘hatalarını' gösteriyor. Çalışma hayatında çocuklarına ‘demokratik' bir sistem sunduğunu belirten Halit Dumankaya, “En büyük dersi hatalarımızdan aldık, alıyoruz. Bunlar insanın aklında kalıyor, deneyim kazandırıyor. Eskiden bir apartman yaptık. O zaman soba kullanılıyor ısınmak için. Odaların hiçbiri salona açılmıyor, koridorlu. Birinin sahibi dedi ki ben bu şekilde, sobayla böyle bir evi nasıl ısıtacağım, e haklı değil mi” diyor.

Zor şartlarda eğitim hayatını üniversiteye kadar sürdürdüğünü ancak bırakmak durumunda kaldığını anlatan Halit Dumankaya, bu nedenle çocuklarının eğitimi için her şeyi yapmak istemiş. Halit Dumankaya, şöyle devam ediyor:

Ticaret ‘sebzeyle' başladı

“Çocuklarımızı zengin çocuğu gibi şımarık yetiştirmedik. Kamyon gelirdi, Uğur'u boru boşaltmaya gönderirdim, arkadaşlar kızardı ‘Niye yapıyorsun' diye, derdim ki ‘Ben bu işe 10 lira vereceğim, o değil, hayatı öğrensin, işçinin sıkıntısını, malzemenin ne olduğunu öğrensin. Yarın yönetici olacaklar, buradaki zorluğu ve kolaylığı görsünler.”

Dumankaya İnşaat Yönetim Kurulu Başkanlığı'nı iki yıl önce babasından devralan Uğur Dumankaya'nın ticaretle tanışıklığı çok eski. Kardeşi Barış Dumankaya 5-6 yaşlarında, kendisi ise 8-9 yaşlarındayken bahçelerinden çıkan sebzeyi evin önünde satarak işe başlamışlar. Uğur Dumankaya, “Hatta babamı bahçıvan zannederlerdi. O zaman da kızardık. Evin orada feribotlar vardı, orada da okuduğum Teksas Tommiks'leri satardık ama ben utanır bağıramazdım, Barış'ı bağırtırdım” diyor.

‘Önceliğimiz iş'

Ticarete adım atmalarının ardından hep ev-iş arasında gidip geldiklerini söyleyen Uğur Dumankaya, modellerinin ise babaları olduğunu dile getiriyor. Dumankaya, “Ailede birinci derece öncelik iş. İş her şeyin önünde geliyor ama aile bağlarımızın kuvvetinden de bu enerjiyi alıyoruz. Yaz-kış birarada yaşıyoruz. Nesiller o bağı, o sinerjiyi alıyor ve üçüncü nesillere o kültür birliğini aşılamış oluyorsunuz” diyor.

Ailenin en hareketli ismi...

Daha önce grubun otomotiv işlerinin başında olan Barış Dumankaya, yeni yapılanmayla birlikte, daha çok gayrimenkulde yabancı ortaklıklar ve yurtdışı işlerini düzenlemek için sektöre adım atmış. Grubun bir süre önce Ortadoğu'nun önemli gayrimenkul şirketlerinden olan Al Mazaya ortaklığının da mimarı Barış Dumankaya. Dumankaya, aynı zamanda ailenin en hareketli ismi. İş dışında sevdiği uğraşları şöyle anlatıyor:
“İnşaat çok farklı, onlarca birim biraraya geliyor. Sonra bir ürün oluşuyor ve sonra bir de onu satmaya çalışıyorsunuz. Beni heyecanlandıran kısım, bir arsa alındıktan sonra yapılacak projeyi ilk gördüğüm an. Çok da hobim var, pilotum, özel pilot ehliyetim var. İstanbul Havacılık Kulübümüz var orada havalanıp Yenişehir'e mangal yapmaya gitmek bizim için çok zevkli. Deniz tutkum var, tekneyle açılmak, gezmek. Jetski'yle oynuyorum. Ailede herkes sakin biraz, bende var adrenalin.”

‘Dört kolonda yükseliyoruz'

Uğur Dumankaya, şirketlerde ‘en önemli' kuşak olarak gösterdiği ikinci kuşağın, geçmişten aldığı deneyimi bugünün teknolojisiyle zamana ayak uydurmak durumunda olduğunu söylüyor. Piyasanın dinamiklerinin iyi gözlenmemesi ve geleceğe dönük kapsamlı planlar yapılamaması durumunda sektörde firmaların barınmasının zor olduğunu anlatan Uğur Dumankaya, “Türkiye'de gayrimenkul sektörü büyük bir rekabet içinde ve bu rekabette farklılaşıp büyüyebilmek çok zor. Biz geçmişteki deneyimler, yaptığımız hatalar, markanın bilinirliği, güvenilirliğinin katkılarıyla bunları en iyi şekilde değerlendirmeye çalışıyoruz. Sistem firmasıyız. Üçüncü nesle daha sistematik, üzerinde daha fazla düşünülmüş bir firma bırakmak istiyoruz. Dört değerimiz var,  yenilikçilik, şeffaflık, uzmanlık ve insan odaklı olmak. Bu dört kolon üzerinde yükseliyoruz” diye konuşuyor.

‘İyi ki mücadele etmişim diyorum'

Babasının ‘Ağabeyi Barış ile uzun mücadeleler sonunda işlerine tutundu' diye anlattığı Ayla Dumankaya Pirinççi, ailede ve işlerinde toparlayıcı olduğunu söylüyor. Otomotiv işinin başından inşaata gelen Ayla Dumankaya Pirinççi, eğlenerek anlattıkları o özlediği ‘mücadele' yıllarıyla ilgili olarak şunları söylüyor:
“Çok acılı geçti tabii, Barış ağabeyim çok zordur. Ama şimdi sorsanız yine orayı tercih ederim. Amerika'da mezun olmama az kalmıştı, ağabeyime dedim ki, ‘Bir müdürlük pozisyonu aç, ben geliyorum.' O da sakin sakin, ‘Gel bakarız' diyor. Geldim, tabii onun dediği gibi oldu, yedek parçada başladım, servise, sonra satışa attı beni. Hatırlıyorum, hep patron gibi olmak sorumluluk almak istiyorum. Bir gün ağabeyim yok, müdürler de yok. Patron olarak bir ben kalmışım, bir müşteri getirdiler karşıma, adamın karşısında konuşamıyorum bile, işte o zaman anladım ki ağabeyim haklı, bu işi çok iyi öğrenmem gerekiyor. Şimdi de Uğur ağabeyim zorluyor.”

Ya futbolcu ya yönetmen

Uğur Dumankaya, çocukluğunda futbol oynamayı çok sevdiği için bir süre futbolcu olmak istemiş. Daha sonra sanata düşkünlüğü ve sinema sevgisi nedeniyle yönetmen olmayı da aklından geçirmiş. Yaptığı işin de bir yönetmenlik olduğunu belirten Dumankaya, “Bir hayalin peşinden koşuyoruz onu gerçeğe dönüştürüyoruz. Hobilerim ise Galatasaray'ın maçlarına gitmek, Kitap okuyup, sinemaya gitmek. Bir de her gün 10 bin adım hedefim var” diyor.

Milliyet

Halit Dumankaya