güneşi tutan bir adamın eli ve güneş panelleri

‘Türkiye, temiz enerji devrimine geçmeli’

Genel Merve N. Güreş 10.07.2015
Türkiye’nin en büyük güneş enerjisi platformu Solarbaba’nın kurucusu Ateş Uğurel, emlaktasondakika’ya konuştu.
Türkiye'yi dünyanın en önemli güneş enerjisi oyuncularından biri yapma hedefiyle yola çıkan Solarbaba platformu, sektörü farklı bir boyuta taşıdı. Halkın geniş bir tabanında güneş enerjisi konusunda bilinç yaratmaya çalıştıklarını söyleyen Solarbaba'nın kurucusu Ateş Uğurel, emlaktasondakika'ya özel açıklamalarda bulundu.

Solarbaba'yı kurma fikri nasıl oluştu?

Aslında bu fikir bir önceki Enerji Bakanı Hilmi Güler ve sektördeki diğer oyuncuların tavsiyeleri ile hayata geçti. Güneş enerjisi sektörünün objektif, güncel ve doğru bilgi veren bir mecraya ihtiyacı vardı. Önce basit bir wordpress blogu olarak başladı, sonra 2009 yılında solarbaba domaini de alarak daha kurumsal bir yayına geçtik. Şu anda ise haftada ortalama 150-200 bin kişinin takip ettiği bir platform haline geldik.

Bu platformda nasıl bir akış sağlanıyor. Destekçileriniz kimler?

Akış derken sanırım ‘nasıl para kazanıyorsunuz?' diye soruyorsunuz. Şimdilik daha önceki ticari hayatımdan gelen maddi birikim, bizim günlük giderlerimizi karşılıyor, ayrıca Solarbaba destekçilerinden de yıllık çok cüzi bir miktar tahsis ediyoruz. Gerçi bu bedelin büyük bölümü yine bu destekçilerin haberlerini sosyal medyada duyurmamız için harcanıyor. Onun dışında reklam-advertorial vs. gibi hiçbir ticari gelirimiz yok, olmayacak da. Şu andaki destekçilerimiz güneş enerjisi sektörünün kurumsal oyuncuları, içlerinde Garanti Bankası, Şişecam, Zorlu Enerji, Huawei gibi yerel ve dünya devleri de mevcut. Önümüzdeki aylarda artık güneş enerjisi ile direkt bağı olmayan, ama sürdürülebilir-temiz bir dünya için çabalayan kurumları da destekçilerimiz arasında görmeyi hedefliyoruz.

GÜÇLÜ VE ŞEFFAF DEVLET DESTEĞİ

Türkiye'nin güneş enerjisi potansiyeli Avrupa'dan çok daha fazla olmasına rağmen, güneşten elektrik üretimi halen kayda değer düzeyde değil. Bunun sebebi sizce nedir?

Güneş enerjisinden elektrik üretiminin hangi ülkelerde nasıl geliştiğinin tarihçesine baktığımızda, arkada hep güçlü ve şeffaf bir devlet desteği görüyoruz. Bu devlet desteğinin içinde de genelde yatırımcıya güven veren, her ay değişmeyen bir mevzuat altyapısı mevcut. Dolayısı ile Türkiye'de ilk olmazsa olmaz siyasi iktidarın ve bürokrasinin koşulsuz-şartsız güneş enerjisine destek vermesi. Daha sonraki sorunların hepsini özel sektör kendi içinde çözecektir.

Türkiye'nin en büyük darboğazlarından birinin enerji olduğunu vurgulanıyor. Peki bunu düzeltmek için bir çalışma yapılıyor mu?

Bu konuda çok fazla spekülasyon yapılıyor. Örneğin Türkiye'nin elektrik üretiminin her yıl yüzde 8 artacağıyla ilgili projeksiyonlara hepimiz defalarca şahit olduk. Halbuki böyle bir artış olmadı bir süredir. Sürekli talep artışı olacağı senaryoları da enerji yatırımlarının artması için argüman olarak kullanıldı. Burada da aslan payını doğalgaz ve kömür aldı, şimdi de sırada nükleer enerji var. Darboğazımız enerji değil, yerli ve yenilenebilir-temiz enerji üretmiyor olmamız aslında. Dünyanın ilk adımlarını attığı temiz enerji devrimine ülkemiz de hemen geçmeli.

<a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=g%c3%bcne%c5%9f+enerjisi'>güneş enerjisi</a> paneli

GÜNEŞTEN EN ÇOK FAYDALANAN ÜLKE İTALYA

Türkiye'nin güneş enerjisindeki kurulu gücü nedir?

Türkiye'nin güneş enerjisindeki kurulu gücü sadece lisanssız elektrik üretimi yönetmeliği kapsamında kurulan tesisler ve off-grid (yani şebekeye bağlı olmayan) uygulamalardan oluşuyor. Lisanssız güneş enerjisi santrallerinin 120-130MW civarında olduğunu söyleyebiliriz, kayıt dışı şebekeye bağlı olan sistemler de şaşırtıcı bir şekilde 5-10MW mertebesinde olabilir. Yine hiç elektriğin olmadığı alanlardaki güneş elektriği sistemlerinin de kurulu gücü yine 15-20MW sınırını zorlayabilir.

Peki gerçek potansiyel nedir?

Güneşlenme verileri yüksek ve en çorak arazileri ?temel alsak, buna da uygun çatıları eklesek, en az 150GW GES çok rahat kurulabilir Türkiye'de. Yani şu andakinin bin katı bir potansiyel bahsettiğimiz miktar.

Dünyada güneş enerjisini en iyi kullanan ve destekleyen ülke hangisi?

Dünyanın en büyük dört ekonomisi bu konudaki en büyük dört ülke oldu. Bu 2 yıldır değişmiyor: Amerika, Çin, Japonya ve Almanya. Toplam elektrik üretimi içinde güneşten en çok faydalanan ülke ise İtalya.

‘KÜÇÜK YATIRIMLAR HENÜZ BAŞLAMADI'

Yenilenebilir enerjiyle özellikle de güneş sistemleri ile ilgili ülkemizdeki mevzuat nasıl işliyor?

Güneş enerjisi sistemleri ile ilgili mevzuat ikiye ayrılmış durumda, bir; Lisanslı GES'ler, iki; Lisanssız GES'ler. İki segment için de mevzuatta çok sayıda eksik ve hata var, her 5-6 ayda bir yeni bir taslak metin karşımıza çıkıyor. Belli ki mevzuat hazırlayan kurum ve kişilerin yöntemi şu: Biz bir mevzuat çıkaralım. Sahada bir çok sorun yaşansın, bu sorunları görelim ve ona göre revizyon yapalım. Halbuki onlarca ülkede emsal alabileceğimiz hukuki bir altyapı mevcut. Sektör paydaşlarının da görüşlerini alarak kalıcı bir kanun-yönetmelik-tebliğ üçlemesi çıkarmak çok da zor değil, yeter ki kurumlar buna istekli olsun ve aralarında koordinasyon olsun.

Evinin ya da otelinin çatısına güneş paneli kurmak isteyen bir kişi ya da kurum nasıl bir prosedürden geçiyor?

Bu şu anda pek mümkün değil, en azından küçük sistemler. Çünkü 1MW gücünde bir GES kurmak ile 1kW gücünde (binde biri) GES kurmak arasında hiçbir mevzuat farkı yok, dolayısıyla küçük yatırımlar henüz hiç başlamadı. Elektrik üretip satmak isteyenler önce bölgelerindeki dağıtım şirketine başvuruyor, oradan alınacak ön izinle projeler hazırlanıyor. TEDAŞ'a başvuru yapılıyor, kabul edildikten sonra inşaat başlıyor. Sonra TEDAŞ yetkilileri sistemi kontrol etmeye geliyor. Sonrasında da dağıtım şirketi ile bağlantı anlaşması yapılıyor ve elektrik satışı başlıyor. 

‘ULUSAL BİR STRATEJİ BELİRLENMELİ'

Ülkemizde güneş enerjisiyle ilgili teşvikler ne durumda peki?

Şu andaki teşvikler yeterli. 10 yıl boyunca 0.133 USD/kWh'lık bir destek var. 10 yıl sonrasında da muhtemelen serbest piyasada satış yapmaya devam edecekler. Esas sorun köstekler, hatta hiç teşvik olmayan bir ortama doğru da ilerliyor olduğumuzu söylemek mümkün. Diğer tüm ülkelerde olduğu gibi.

Sektörün önünü açmak için nasıl adımlar atılmalı sizce?

  • Ulusal bir strateji belirlenecek ve 25-30 yıl sadık kalınacak bu plana.
  • Sektördeki tüm "kötü" adamlar ve kurumlar temizlenecek. (Cezalandırılacak)
  • Mümkün olduğu kadar AZ teşvik ve köstekli bir altyapı olacak.
  • Devletin tüm kurumları güneş enerjisini destekleyecek. (Buna valilik, belediye, muhtarlık gibi kurumlar da dahil)
  • Türkiye genelinde potansiyel tüm son kullanıcıları bu konuda bilgilendirme-bilinçlendirme çalışmaları yapılmalı. (Bunu biz yapacağız sonbahardan itibaren)
  • Bürokratik tüm engeller, zorluklar kaldırılmalı. Şeffaf-değişmez bir mevzuat olmalı, yabancı yatırımcının gelmesi için gerekli altyapı kurulmalı.

‘KALİTE DEĞİL FİYAT ODAKLI'

Yatırımcıların ve şirketlerin en büyük sıkıntısı nedir?

  • Kağıtta yazan kanunun sahada bambaşka bir şekilde uygulanması.
  • A şehrinde farklı, B şehrinde farklı bir uygulama yapılması. (Tek bir kanun olmasına rağmen)
  • Muhtarların, belediyelerin, arazi sahiplerinin, emlakçıların, köylülerin GES yatırımcılarını yolunacak kaz olarak görmeleri.
  • Piyasada kim ve ne olduğu belli olmayan birçok sahtekar, dolandırıcı olması.
  • Liberal bir enerji piyasasının henüz oluşmamış olması.
  • Kalite değil fiyat odaklı bir sektörün varoluşu.

‘EN BÜYÜK GÜÇ İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ'NDE'

Şu ana kadar Türkiye'de güneş enerjisiyle ilgili yapılan en büyük yatırım nedir?

Tek bir projedeki en büyük güç 5.3MW ile Malatya İnönü Üniversitesi'nde. Üstelik öztüketim modeli ile kurulan bir GES'de üretilen elektriğin tamamını üniversite kullanıyor. Lisanslı süreçte tek bir projede 45MW göreceğimiz uygulamalar da gelecek önümüzdeki yıllarda.

inönü üniversitesi güneş paneli

Yabancı yatırımcıların güneş enerjisi sistemleriyle ilgili lobi faaliyetleri var mı?

Yok diyebiliriz, olanların da etkinlikleri oldukça düşük. Genelde güneş enerjisi sektöründeki oyuncular pazarın da küçük olması sebebiyle, sektörün sorunlarını tartışmak ve çözmek için tek ses olmak yerine, birbirleri ile uğraştıklarından dolayı etkin bir lobi faaliyeti yapmak mümkün olmuyor. O işlevi de muhtemelen biz yapacağız sonbahardan sonra. Şirketlerden bağımsız bir sivil toplum kurumu bunu çok daha rahat yapabilir.

‘AVM VE OTELLER GÜNEŞ ENERJİSİ KULLANMALI'

Şu anda güneş enerjili sistemleri kullanmak bireysel kullanıcı ve proje aşamasındaki konut projeleri için ne kadar cazip?

Proje aşamasında entegre edilirse çok cazip. Çünkü çatı kurulacak güneş enerjisi santraline göre hazırlanıyor. Bu da kurulu masraflarını projesine göre yüzde 10-15 düşürebilir. Üstelik binanın satışı ve pazarlaması için de çok kuvvetli bir argüman oluşmuş olur. Ülkemizde en pahalı elektrik tarifesi ticarethane (otel-AVM vs) olduğu için, bilhassa bu tip yapıların ilk adaylar olması beklenmeli. Elektrik fiyatlarına gelecek zam ve dolar kurlarının etkin bir rol oynamasına rağmen 6-7 yıllık amortisman sürelerini yakalamak mümkün olacaktır. Bu da binanın 25-30 yıllık minimum ömrü boyunca çok büyük bir maddi gelir anlamına geliyor.

Yenilenebilir enerjinin ilerleyen yıllarda Türkiye'deki kullanımıyla ilgili nasıl bir öngörünüz var?

Güneş özelinde cevap vereyim; bu sene sonunda toplam 300MW'ı görmeyi ümit ediyoruz kurulu güç olarak. 2023 hedefimiz ise minimum 10GW olmalı, aslında güçlü bir siyasi irade olsa 2023 yılında 23 GW gibi tarihi bir rakamı da görmemiz teknik veya finansal olarak imkansız değil. Yeter ki istensin.

DEV ŞİRKETLERİN YATIRIMI GÜNEŞE

Dünyada ‘yenilenebilir kaynaklar' geleceğin enerji kaynağı olabilir mi? Kömürün ve diğer enerji kaynaklarının önüne geçebilir mi?

Dünya bu konuda artık tercihini yaptı, birçok büyük fon fosil yakıtlardan desteğini çekmeye başladı. Dev şirketlerin tüm güncel yatırımları güneş enerjisi üzerine. Dünyada ilk defa bu sene temiz enerjinin kurulu gücü Avrupa'da nükleer enerjiyi geçti. Bu sene yapılan ihalelerde fosil yakıtlardan çok daha ucuz güneş elektriği satışlarının olduğunu ve olacağını gördük. Üstelik güneş enerjisinin daha yüzde 40-50 ucuzlama potansiyeli mevcut. Dolayısı ile artık oyun ve oyuncular değişti. Bu değişimin farkında olmayan ve-veya dışında kalmayı tercih eden ülkeler önümüzdeki yıllarda çok büyük sorunlarla karşı karşıya kalacaklar. Türkiye, treni kaçırmak üzeredir. Ama çok hızlı ve kararlı bir şekilde konuşmayı bırakıp, eyleme geçmemiz gerekiyor artık.

TÜRKİYE GÜNEŞ ENERJİSİ VAKFI KURULUYOR

Solarbaba'nın bundan sonraki hedefleri nedir?

Öncelikle uzun zamandır çalıştığımız yeni kurumsal kimliğimizi hayata geçirmek istiyoruz, ülkenin büyük bir ihtiyacı olan Türkiye Güneş Enerjisi Vakfı'nı kurmak için başvurumuzu önümüzdeki ay yapacağız. Mütevelli heyetinde çok sürpriz isimler olacak. Buna paralel olarak da her yıl İstanbul ve Ankara'da düzenlenecek solarbaba güneş enerjisi konferansları, her yıl basılacak ‘Türkiye Güneş Enerjisi Rehberi', ‘81 Şehirx81 GüneşEv' projemiz, ‘100 Ünlü 100 SolarÇatı' gibi projeleri eş zamanlı olarak sonbaharda başlatacağız. Bu konulardaki detaylı kamuoyu paylaşımını da 4-6 Kasım 2015 tarihlerinde Ankara'da düzenlenecek EIF Enerji Konferansı ve Kongresi'nde yapacağız.

Merve N. Güreş/Emlaktasondakika.com 

güneş enerjisi solarbaba türkiye güneş enerjisi vakfı yenilenebilir enerji