İzmit Körfez Köprüsü'nün en ağır tabliyesi kaldırılıyor!
Dünyanın en korkunç otelinde bir gece 850 TL
Vaditepe Gölevleri'nde 283 bin TL'ye daire!
Piyalepaşa İstanbul hazırlığını Eylül ayına yapıyor
İşte dünyanın en inanılmaz su kaydırakları

Talha Uğurluel: Ayasofya'nın ibadete açılma zamanı geldi!

Talha Uğurluel: Ayasofya'nın ibadete açılma zamanı geldi! Tarihçi Talha Uğurluel, 'Ayasofya'nın ibadete açılması için hukuki engel kalmadı. Böylece Fatih'in kemikleri de sızlamamış olur' dedi
 
Yazı Boyutu

Osmanlı döneminden kalma üç Ayasofya caminden İznik ve Trabzon'dakiler ibadete açıldı. Bir tek fethin sembolü olan İstanbul'daki Ayasofya halen müze olarak işletiliyor. Tarihçi Talha Uğurluel'e göre tapu kayıtlarında halen cami olarak kayıtlı olan Ayasofya'nın en azından bir bölümün ibadete açılmasının vakti geldi. Uğurluel ile Cumhuriyet döneminde Ayasofya camilerinin başına gelenleri ve yakın tarihin bilinmeyenlerini konuştuk.

Cumhuriyet'ten sonra değişime uğrayan kaç Ayasofya var?
Üç Ayasofya var: İstanbul, İznik ve Trabzon.

İstanbul'daki Ayasofya nasıl müze yapılmış?
1934 yılında bakanlar kurulu kararıyla müzeye çevriliyor. Tabii bundan önce 4 sene gibi bir restorasyon süreci de var. 1930'la 34 arası kapatılıyor. 1930'a kadar namaz kılındı Ayasofya'da.

1930 yılında neden kapatılıyor?
1930 yılında hiç kimseye bir şey söylenmeden Ayasofya tadilata alınıyor. Halk sanıyor ki tadilat bitirilip cami açılacak. Fakat, demek ki bunun kararı önceden alınmış. Neden böyle söylüyorum. 1930-34 dönemi tadilatı resmen müze olacağı biliniyormuş gibi yapılıyor. İşi Amerikalı ve Avrupalı Roma uzmanları yapıyor. Ayasofya'nın duvarlarındaki bütün cami özellikleri kaldırılıyor, arkasındaki tablolar çıkarılıyor. Hatta Ayasofya'nın girişindeki yan bölüm kazılıyor, ikinci Ayasofya'nın ana giriş portalı bulunuyor. Hala da o kısım gözüküyor. Demek ki bu karar çoktan alınmış. Ama duyurulmamış. 1934'te de Ayasofya'nın müze olduğuna dair karar çıkarılıyor. Ayasofya'nın müze olma meselesi hala tartışılmalıdır. Çünkü bugün elimizde bulunan 1936 tarihli Cumhuriyet dönemi tapu kayıtlarında Ayasofya için müze tabiri kullanılmaz. Cami-ül Kebir tabiri denilir. 1934'teki bakanlar kurulu kararında en altta Atatürk'ün de imzası var ama o imza baktığınız zaman Atatürk'ün bildiğimiz imzasına benzemiyor. Atatürk imzası değildir. Şu da var ki; muteber tarihçiler, o dönemde bu karar alındığında Atatürk'ün bunu bilmemesi mümkün değil, diyorlar.

Resmi kayıtlarda caminin hangi gerekçeyle müzeye çevrildiği bilgisi olmadığına göre sizce neden böyle bir şey yapılmış olabilir?
Lozan Anlaşmasının maddeleri resmi olarak ilan edilmediği için net konuşamıyorsunuz bazı şeyleri. Ama varsayım olarak şöyle olabilir diyebiliyorsunuz. Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyeti ilan edildiğinde Avrupalı ülkelerin hepsi sıraya girdiler ve hemen tanıdılar. Neden böyle kuyruğa girdiler? Bu da insanın aklına acaba “pazarlıkta neler verildi?” sorusunu getiriyor. Bunları düşünmek lazım. Akla geliyor; birincisi halifelik, ikincisi Ayasofya'nın müzeye çevrilmesi gibi bir takım Avrupa'nın olmazsa olmaz maddeleri. Mesela İngiltere diğerlerinden bir yıl sonra tanımıştır Türkiye'yi. Halifeliğin kaldırılması bir yıl bekletiliyor; acaba onu mu beklediler?

Lozan'ın üzerindeki gizem bu meseleleri de tartışmalı hale getiriyor.
Ayasofya pazarlık konusu. Nereden biliyoruz; Çanakkale Savaşından. Harbe gelenlerin içerisinde İngilizlerin en ünlü şairleri de vardı. Onlar için çok önemliydi. Şiirlerine aynen şöyle yazmışlar: “Osmanlı yeniçerilerinin zaferle İstanbul'a girdikleri gibi şehre biz gireceğiz. Ayasofya'yı damına kendi elimizle bu kez Haç'ı biz takacağız.” Hala da bugün Hıristiyan Avrupa'nın zihninde bu var.

İznik ve Trabzon'daki Ayasofyalar nasıl değişime uğradı?
Onlarınki İstanbul'daki gibi radikal olmadı.  1204 yılında 4. Haçlı seferi sırasında Kudüs'ü almak için yola çıkan Katolikler, Ortodoks Roma'nın elindeki İstanbul'u işgal ettiler. Tam 57 yıl sürdü işgal. Ve öyle yağmaladılar ki, “İstanbul'da Latin külahı görmektense Osmanlı sarığı girmeyi tercih ederiz” sözü bu tecrübeden dolayı çıkmıştır. Bu işgal döneminde İstanbul'daki Doğu Roma yönetimi kaçıyor. Hanedanın bir kısmı İznik'e yerleşiyor, bir kısmı da Trabzon'a. İki ayrı imparatorluk kuruyorlar. Ve her biri ayrı bir Ayasofya inşa ediyor.

Bunlar daha sonra nasıl camiye çevriliyor?
Orhan Gazi 1326 yılında İznik'i aldığında fethin sembolü olarak Ayasofya'yı camiye çeviriyor. Trabzon'dakini ise Fatih Sultan Mehmet cami yapıyor.

İznik ve Trabzon'daki Ayasofya camileri daha sonra neden cami olmaktan çıkıyor?
İznik ve Trabzon'da İstanbul'da olduğu gibi direkt devlet eliyle 'biz bunu müzeleştireceğiz' şeklinde bir düzenleme olmuyor. Yapı atıllaşıyor. İznik Ayasofya'sı 1960'lı yıllara kadar cami olarak kullanılıyor. Sonra boş kalıyor, cemaat kullanamaz hale geliyor. 4 duvardan ibaret duruyordu, kapısında bir memur koyup müzeye çevirmişlerdi. İznik Ayasofya bundan birkaç sene önce restore edilerek tekrar camiye çevrildi ve Diyanet'e bağlandı. Minaresi de yapıldı. Turistler de istedikleri gibi gezebiliyorlar.

Trabzon'daki Ayasofya nasıl bir süreçten geçiyor?
Orası da benzer evrelerden geçiyor. O da İznik Ayasofya gibi atıllaşması üzerine müzeye çevriliyor. Yakın zamanda da tekrar camiye çevrildi.

KURUL KARARIYLA BU İŞ ÇÖZÜLÜR
Hukuki bir engel yok

İstanbul Ayasofya'sının camiye çevrilmesinin önünde hukuki bir engel var mı?

Hukuki bir engel yok. Bence İznik Ayasofya'sında yapılan burada da yapılmalı. Devasa bir yapı. Kilise mimarisi üzerine yapılmış. Ortada bir ana nef (bölüm) var. Yanlarda iki tane nef var. Benim teklifim; bu üç nefli yapının en sağ nefi tamamen ibadete ayrılabilir. Sağdaki nefin ön tarafında hiç ikona yok. Osmanlı döneminde olduğu gibi tahta zemin konulabilir oraya; halısı döşenir ve insanlar ibadetini yapar. En azından böyle bir düzenleme yapılabilir. Hem Fatih Sultan Mehmet'in kemikleri sızlamamış olur, hem insanlar gelir namazını kılar.

Bunun için ne gerekiyor; idari mi yoksa hukuki bir karar mı?
Bence bir kurul kararı ile bu iş çözülür. Görüldüğü gibi Trabzon'un ve İznik'in açılması belli çevreleri huylandırdı. Bu işin ucunun farklı derinliklere gidip gitmediğini bilemeyiz. Ama İznik ve Trabzon'da bu olduğunda çok da sıkıntı olmadı. Osmanlı'nın yaptığını yaptık. 'Aya 'kutsal demek, 'Sofya' ise bilgelik. Yani 'kutsal bilgelik'. Osmanlı bu yapıların adını bile değiştirmemiş.

Ayasofya tapu kayıtlarında cami ama müze yapılmış. O zaman ortada yasadışı bir durum mu var?
Türkiye artık o eski Türkiye değil. Yani mahkeme sürecine gidilebilir. Halkta atık tarih bilinci var. İnsanlar ecdadını seviyor. Ayasofya'nın ibadete açılmasının vakti gelmiştir.

Melik DUVAKLI/Türkiye

Bu haberle ilgili sorularını Uzmanına Sor
İlgili haberler
Sektörden Haberler
Konut sahibi olmak kolaylaşıyor
01.07.2015 13:42
Dar gelirli vatandaşın daha kolay bir şekilde ev sahibi olabilmesi için harekete geçen hükümet, damga vergisi yükünü azaltıyor.
Alaçatı'nın ilk kanal oteli: Port Alaçatı Hotel
01.07.2015 13:29
Alaçatı yat limanının hemen bitişiğindeki Port Alaçatı Hotel "Venedik Kanal Kent Projesi" olarak bilinen Port Alaçatı'nın bir parçası aynı zamanda.
SGK, prim ödeme süresini 3 Temmuz’a uzattı
01.07.2015 12:43
Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), prim borcu olanların son ödeme günü olan 30 Haziran tarihini 3 Temmuz 2015'in gün sonuna kadar uzattığını açıkladı.
EXPO alanında iskele çöktü!
01.07.2015 12:10
Antalya’da gerçekleştirilecek olan EXPO 2016 alanında göçük meydana geldi ve 4 kişi yaralandı.
Hamdi Topçu, Sinpaş GYO yönetim kurulunda!
01.07.2015 11:01
Sinpaş GYO’nun 29 Haziran 2015 tarihinde gerçekleştirilen olağan genel kurul toplantısında, Hamdi Topçu yönetim kurulu üyeliğine seçildi.
Selimiye’nin ‘incisi’ yenileniyor
30.06.2015 17:21
Tarihi Selimiye Camisi’nin yanıbaşında bulunan tarihi Arasta Çarşısı’nın kubbe kurşunları 45 yıl sonra yenileniyor.
Gülman Group Bodrum’a iki yüzük taşı taktı
30.06.2015 16:41
Bodrum Gündoğan’da iki villa projesi birden geliştiren Gülman Group, yeni projelerin de haberini verdi.
Ayışığı Mercan Evleri’nde yaşam başladı!
30.06.2015 16:06
Ayışığı Gayrimenkul tarafından Bodrum Gümüşlük’te hayata geçirilen Ayışığı Mercan Evleri’nin inşaatı tamamlanarak yaşam başladı.
Stamford Bridge, 500 milyon sterline yenileniyor!
30.06.2015 14:13
Chelsea’nin milyarder sahibi Roman Abramovich, Stamford Bridge Stadı’nın yenileme çalışması için kesenin ağzını açtı.
Yazarlar
Beyhan Cebeci
Trençkotum da, Evim de Marka...
Uğurcan Tokay
Bekleme zamanı değil!
Sabahattin Arvas
Gayrimenkul panik ortamını kaldırmaz!
Mehmet Emin Öztürk
Küresel, Marka’lı, Konsept, Karma, Yapı, Konut, Proje, ve İnşaat Şirketleri…
Uzmanına Sor
Gayrimenkul sektörü ile ilgili her türlü sorunuzu bize iletin uzmanlarımız sizin için cevaplasın.
1000