Hisar Panorama'da fiyatlar 265 bin TL'den başlıyor
Güçlendirilmiş Aile Sağlığı Merkezleri geliyor
II. Abdülhamid'in yaptırdığı saat kulesi restore edildi
'İstanbullular deniz ulaşımını yeterince kullanmıyor'
Sevgililer Günü’nde ev aldıracak kampanyalar!

Talha Uğurluel: Ayasofya'nın ibadete açılma zamanı geldi!

Talha Uğurluel: Ayasofya'nın ibadete açılma zamanı geldi! Tarihçi Talha Uğurluel, 'Ayasofya'nın ibadete açılması için hukuki engel kalmadı. Böylece Fatih'in kemikleri de sızlamamış olur' dedi
 
Yazı Boyutu

Osmanlı döneminden kalma üç Ayasofya caminden İznik ve Trabzon'dakiler ibadete açıldı. Bir tek fethin sembolü olan İstanbul'daki Ayasofya halen müze olarak işletiliyor. Tarihçi Talha Uğurluel'e göre tapu kayıtlarında halen cami olarak kayıtlı olan Ayasofya'nın en azından bir bölümün ibadete açılmasının vakti geldi. Uğurluel ile Cumhuriyet döneminde Ayasofya camilerinin başına gelenleri ve yakın tarihin bilinmeyenlerini konuştuk.

Cumhuriyet'ten sonra değişime uğrayan kaç Ayasofya var?
Üç Ayasofya var: İstanbul, İznik ve Trabzon.

İstanbul'daki Ayasofya nasıl müze yapılmış?
1934 yılında bakanlar kurulu kararıyla müzeye çevriliyor. Tabii bundan önce 4 sene gibi bir restorasyon süreci de var. 1930'la 34 arası kapatılıyor. 1930'a kadar namaz kılındı Ayasofya'da.

1930 yılında neden kapatılıyor?
1930 yılında hiç kimseye bir şey söylenmeden Ayasofya tadilata alınıyor. Halk sanıyor ki tadilat bitirilip cami açılacak. Fakat, demek ki bunun kararı önceden alınmış. Neden böyle söylüyorum. 1930-34 dönemi tadilatı resmen müze olacağı biliniyormuş gibi yapılıyor. İşi Amerikalı ve Avrupalı Roma uzmanları yapıyor. Ayasofya'nın duvarlarındaki bütün cami özellikleri kaldırılıyor, arkasındaki tablolar çıkarılıyor. Hatta Ayasofya'nın girişindeki yan bölüm kazılıyor, ikinci Ayasofya'nın ana giriş portalı bulunuyor. Hala da o kısım gözüküyor. Demek ki bu karar çoktan alınmış. Ama duyurulmamış. 1934'te de Ayasofya'nın müze olduğuna dair karar çıkarılıyor. Ayasofya'nın müze olma meselesi hala tartışılmalıdır. Çünkü bugün elimizde bulunan 1936 tarihli Cumhuriyet dönemi tapu kayıtlarında Ayasofya için müze tabiri kullanılmaz. Cami-ül Kebir tabiri denilir. 1934'teki bakanlar kurulu kararında en altta Atatürk'ün de imzası var ama o imza baktığınız zaman Atatürk'ün bildiğimiz imzasına benzemiyor. Atatürk imzası değildir. Şu da var ki; muteber tarihçiler, o dönemde bu karar alındığında Atatürk'ün bunu bilmemesi mümkün değil, diyorlar.

Resmi kayıtlarda caminin hangi gerekçeyle müzeye çevrildiği bilgisi olmadığına göre sizce neden böyle bir şey yapılmış olabilir?
Lozan Anlaşmasının maddeleri resmi olarak ilan edilmediği için net konuşamıyorsunuz bazı şeyleri. Ama varsayım olarak şöyle olabilir diyebiliyorsunuz. Biliyorsunuz Türkiye Cumhuriyeti ilan edildiğinde Avrupalı ülkelerin hepsi sıraya girdiler ve hemen tanıdılar. Neden böyle kuyruğa girdiler? Bu da insanın aklına acaba “pazarlıkta neler verildi?” sorusunu getiriyor. Bunları düşünmek lazım. Akla geliyor; birincisi halifelik, ikincisi Ayasofya'nın müzeye çevrilmesi gibi bir takım Avrupa'nın olmazsa olmaz maddeleri. Mesela İngiltere diğerlerinden bir yıl sonra tanımıştır Türkiye'yi. Halifeliğin kaldırılması bir yıl bekletiliyor; acaba onu mu beklediler?

Lozan'ın üzerindeki gizem bu meseleleri de tartışmalı hale getiriyor.
Ayasofya pazarlık konusu. Nereden biliyoruz; Çanakkale Savaşından. Harbe gelenlerin içerisinde İngilizlerin en ünlü şairleri de vardı. Onlar için çok önemliydi. Şiirlerine aynen şöyle yazmışlar: “Osmanlı yeniçerilerinin zaferle İstanbul'a girdikleri gibi şehre biz gireceğiz. Ayasofya'yı damına kendi elimizle bu kez Haç'ı biz takacağız.” Hala da bugün Hıristiyan Avrupa'nın zihninde bu var.

İznik ve Trabzon'daki Ayasofyalar nasıl değişime uğradı?
Onlarınki İstanbul'daki gibi radikal olmadı.  1204 yılında 4. Haçlı seferi sırasında Kudüs'ü almak için yola çıkan Katolikler, Ortodoks Roma'nın elindeki İstanbul'u işgal ettiler. Tam 57 yıl sürdü işgal. Ve öyle yağmaladılar ki, “İstanbul'da Latin külahı görmektense Osmanlı sarığı girmeyi tercih ederiz” sözü bu tecrübeden dolayı çıkmıştır. Bu işgal döneminde İstanbul'daki Doğu Roma yönetimi kaçıyor. Hanedanın bir kısmı İznik'e yerleşiyor, bir kısmı da Trabzon'a. İki ayrı imparatorluk kuruyorlar. Ve her biri ayrı bir Ayasofya inşa ediyor.

Bunlar daha sonra nasıl camiye çevriliyor?
Orhan Gazi 1326 yılında İznik'i aldığında fethin sembolü olarak Ayasofya'yı camiye çeviriyor. Trabzon'dakini ise Fatih Sultan Mehmet cami yapıyor.

İznik ve Trabzon'daki Ayasofya camileri daha sonra neden cami olmaktan çıkıyor?
İznik ve Trabzon'da İstanbul'da olduğu gibi direkt devlet eliyle 'biz bunu müzeleştireceğiz' şeklinde bir düzenleme olmuyor. Yapı atıllaşıyor. İznik Ayasofya'sı 1960'lı yıllara kadar cami olarak kullanılıyor. Sonra boş kalıyor, cemaat kullanamaz hale geliyor. 4 duvardan ibaret duruyordu, kapısında bir memur koyup müzeye çevirmişlerdi. İznik Ayasofya bundan birkaç sene önce restore edilerek tekrar camiye çevrildi ve Diyanet'e bağlandı. Minaresi de yapıldı. Turistler de istedikleri gibi gezebiliyorlar.

Trabzon'daki Ayasofya nasıl bir süreçten geçiyor?
Orası da benzer evrelerden geçiyor. O da İznik Ayasofya gibi atıllaşması üzerine müzeye çevriliyor. Yakın zamanda da tekrar camiye çevrildi.

KURUL KARARIYLA BU İŞ ÇÖZÜLÜR
Hukuki bir engel yok

İstanbul Ayasofya'sının camiye çevrilmesinin önünde hukuki bir engel var mı?

Hukuki bir engel yok. Bence İznik Ayasofya'sında yapılan burada da yapılmalı. Devasa bir yapı. Kilise mimarisi üzerine yapılmış. Ortada bir ana nef (bölüm) var. Yanlarda iki tane nef var. Benim teklifim; bu üç nefli yapının en sağ nefi tamamen ibadete ayrılabilir. Sağdaki nefin ön tarafında hiç ikona yok. Osmanlı döneminde olduğu gibi tahta zemin konulabilir oraya; halısı döşenir ve insanlar ibadetini yapar. En azından böyle bir düzenleme yapılabilir. Hem Fatih Sultan Mehmet'in kemikleri sızlamamış olur, hem insanlar gelir namazını kılar.

Bunun için ne gerekiyor; idari mi yoksa hukuki bir karar mı?
Bence bir kurul kararı ile bu iş çözülür. Görüldüğü gibi Trabzon'un ve İznik'in açılması belli çevreleri huylandırdı. Bu işin ucunun farklı derinliklere gidip gitmediğini bilemeyiz. Ama İznik ve Trabzon'da bu olduğunda çok da sıkıntı olmadı. Osmanlı'nın yaptığını yaptık. 'Aya 'kutsal demek, 'Sofya' ise bilgelik. Yani 'kutsal bilgelik'. Osmanlı bu yapıların adını bile değiştirmemiş.

Ayasofya tapu kayıtlarında cami ama müze yapılmış. O zaman ortada yasadışı bir durum mu var?
Türkiye artık o eski Türkiye değil. Yani mahkeme sürecine gidilebilir. Halkta atık tarih bilinci var. İnsanlar ecdadını seviyor. Ayasofya'nın ibadete açılmasının vakti gelmiştir.

Melik DUVAKLI/Türkiye

Bu haberle ilgili sorularını Uzmanına Sor
İlgili haberler
Sektörden Haberler
Ankara'da 22 milyon liraya satılık termal otel!
13.02.2016 12:11
Mülkiyeti Kazan Belediyesi'ne ait 14 bin metrekarelik termal otel ihale usulü ile satışa çıkarılıyor.
Türkiye'de en fazla konutu Iraklılar aldı
12.02.2016 17:35
Türkiye'de geçen yıl yabancılara yapılan konut satışlarına bakıldığında ilk sırada 4 bin 228 konut ile Irak vatandaşları yer aldı.
Irak'taki ekonomik kriz emlak sektörünü etkiledi
12.02.2016 17:30
IKBY'de meydana gelen güvenlik olayları ev ekonomik kriz emlak sektörü ciddi bir şekilde etkileyerek durumu felç etti
Günsan yeni kurumsal kimliğini tanıttı
12.02.2016 11:46
Anahtar ve priz sektörünün öncü firmalarından Günsan, yeni kurumsal kimliğini ve yeni iletişim kampanyasını tanıttı.
Senegal Kent Pazarları, Afrika'da alışkanlıkları değiştirecek
12.02.2016 11:13
PAB Mimarlık, Senegal için tasarladığı “kent pazarları” ile Afrika’da yaşam alışkanlıklarını değiştirecek bir projeye imza atıyor.
Torunlar GYO'dan yüksek lisans öğrencilerine burs desteği
09.02.2016 17:16
Türkiye’nin en yenilikçi gayrimenkul yatırım ortaklığı Torunlar GYO, 10 yüksek lisans veya doktora öğrencisinin projelerine karşılıksız burs verecek.
Vadistanbul Park basın karşısına çıkıyor!
08.02.2016 17:51
Artaş İnşaat - Aydınlı Grup - İnvest İnşaat ortaklığında hayata geçirilen Vadistanbul'un son etabı Vadistanbul Park'ın tüm detayları açıklanıyor.
Ev kirasını 35 kuruş eksik yatırdı davalık oldu
08.02.2016 15:57
1.300 TL olan ev kirasından 35 kuruşu banka kesince ev sahibi ile kiracı davalık oldu.
Ergenç ve Korel çifti arkadaşlarını evlerinde ağırladı
08.02.2016 14:26
Halit Ergenç ve Bergüzar Korel çifti önceki akşam evlerinde arkadaşlarını ağırladı.
Yazarlar
Sabahattin Arvas
Gayrimenkul sektöründe yeni dönem
Beyhan Cebeci
O ev ayağıma gelecek
Ali Güvenç Kiraz
Planlı Tip İmar Yönetmeliği, mağduriyeti önledi
Uğurcan Tokay
Y kuşağı diyor ki; 1+1!
Uzmanına Sor
Gayrimenkul sektörü ile ilgili her türlü sorunuzu bize iletin uzmanlarımız sizin için cevaplasın.
1000