Marc Faber

Marc Faber: ABD'ye değil, Türkiye'ye yatırım yaparım

Genel Zeynep Karabağ 16.10.2015
Yatırım uzmanı Marc Faber, "Ben 10 yıl sonrası için hisse senedi alacak olsam ABD'den değil Türkiye'den hisse senedi almayı tercih ederim" dedi.
Londra, Dubai, Hong Kong gibi merkezlere bakarak İstanbul'un bölgesel bir finans merkezi olma yolunda potansiyel konumunu değerlendiren uluslararası finans piyasalarında "Dr. Kıyamet" olarak tanınan yatırım uzmanı Marc Faber, "İstanbul Orta Doğu ve Orta Asya bölgesi için değerlendirildiğinde böyle bir potansiyel taşıyor. Ancak Londra, New York, Şanghay, Hong Kong gibi merkezlere baktığımızda İstanbul'un kısa vadede bu merkezlerle karşılaştırılamayacağını görüyoruz" ifadelerini kullandı.

Faber İstanbul'un yabancı yatırımcıyı tatmin edecek bir altyapıya ulaşması gerektiğinin altını çizerek, "Örneğin trafik İstanbul'da çok ciddi bir sorun. Bir yerden bir yere gitmek çok uzun zaman alıyor. Hükümetin ve özel sektörün birinci önceliği ve sorumluluğu İstanbul'un fiziksel ve altyapısal sorunlarını çözmek olmalı. Ben 10 yıl sonrası için hisse senedi alacak olsam ABD'den değil Türkiye'den hisse senedi almayı tercih ederim" şeklinde konuştu.

İstanbul'un bankacılık sistemi ve takas sisteminin etkinliğini artırması gerektiğini, eğer bu başarılabilirse Orta Asya, Orta Doğu ve Kuzey Afrika için bir merkez olma yolunda ilerleyebileceğini de söyledi.

"İstanbul'da 3. Havalimanı'nın yapılıyor olması çok büyük bir başarı"

Marc Faber, gelişmekte olan bütün pazarların geçen 15 yıl içerisinde çok daha zenginleştiğine ve iyileştiğine işaret ederek, Türkiye'nin bu süreç boyunca aşırı tüketim nedeniyle söz konusu iyileşmeden yeteri kadar istifade edemediğini öne sürdü.

"Türkiye'de dış ticaret açığı, cari açık ve enflasyonun yüksek olması aşırı tüketimden kaynaklanıyor" diyen Faber, 2010 yılından beri TL'nin, dolar karşısında yüzde 50 değer kaybettiğini dile getirdi.

Faber, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bundan 20 yıl önce Türkiye'yi ziyaret ettiğinizde gördüğünüz şeylerle şu anı kıyasladığınızda ülkenin çok daha iyi duruma geldiğini görürsünüz. Mesela Türk Hava Yolları daha vasat bir hava yoluyken, şimdi şaşırtıcı şekilde çok daha iyi bir havayolu. Hatta Avrupa'nın ve dünyanın en iyi havayolu haline geldi. İstanbul'da 3. Havalimanı'nın yapılıyor olması çok büyük bir başarı. Kapasiteyi artıracak. İstanbul hava trafiği açısından çok önemli bir merkez haline gelecek. Bu noktada Afrika, Orta Doğu, Asya ve ABD arasında çok önemli bir merkez olacak. Bu yüzden çok büyük bir başarı."

Türkiye'de çok fazla bürokrasi ve düzenleme olduğunu belirten Faber, "Tüm bunlar basitleştirilse ve iş adamları bu engellerden kurtulup kendi işini yapabilirse ekonomi çok daha iyi durumda olur. Bu dünya genelinde var olan bir durum aslında. Vergi sistemindeki kolaylaştırmalar ve adaletin sağlanmasıyla ekonomi daha minimal bir müdahaleyle büyüyebilir diye düşünüyorum" diye konuştu.

Dünyanın 5 yıl içerisinde nasıl bir konumda olacağının bilinmediğine işaret eden Faber, sözlerini şöyle tamamladı:

"Fed bile geleceği bilmek konusunda başarılı değil ve geleceği öngörmek gün geçtikçe zorlaşıyor. Hükümetlerin mali tedbirler ve politikalar konusundaki müdahaleleri ve tedbirleri artıyor. Petrolün varil başına 40-60 dolar arasında dalgalanmaya devam edeceğini düşünüyorum. Yatırımcılara gayrimenkul, hisse senedi ve bono almalarını, nakit bulundurmalarını ve değerli metallere yatırım yapmalarını öneriyorum"

Marc Faber Marc Faber yatırımları