İstanbul'daki yeme-içme sektörü

İşte İstanbul’daki yeme-içme sektörünün gözde bölgeleri…

Genel Emine Pile 28.05.2015
Ev dışında, farklı mekanlarda yeme-içme kültürünün lüks olmaktan çıkmasıyla bu alışkanlık her geçen gün artıyor.
Günümüz yaşam koşullarında farklı restoran ve farklı mekânlarda yeme-içme kültürü arttı. Eskiden sosyalleşme aracı ve lüks olarak görülen dışarıda yemek yeme artık bir ihtiyaca dönüştü. Dışarıda yemek yiyen insan sayısının her geçen gün artmasıyla da lüks restoranlar ve ünlü şefler dahi orta sınıfın keyifle yemek yiyebileceği uygun fiyatlı yeni restoranlar açmaya başladı.

Peki yeme-içme sektörü için en popüler lokasyonlar hangi semt ve caddeler?

Yeme-içme sektörünün İstanbul'daki gözde bölgelerini araştıran RE/MAX Türkiye, Türkiye'de ev dışı tüketim harcamalarının yüzde 40'tan fazlasının İstanbul'da gerçekleştiğini gözler önüne seriyor.

Yerel ve uluslararası zincir markalar ve bireysel girişimcilerin gayrimenkul sektöründe oluşturduğu talep ise bu alana büyük bir hareketlilik kazandırdı. İstanbul'da başlayan bu hareketlilik Anadolu'da da hissedilir derecede arttı. Şimdilerde Anadolu'nun çoğu il ve ilçesinde de tasarımı ve menüsüyle dikkat çeken birçok restoran ve kafe görmek mümkün. 

Abdi İpekçi ve Bağdat Caddesi yine baş sırada... 

Önceden revaçta olan bölgeler günümüzde de cazibesini koruyor. Özellikle büyükşehirlerde yaşanan kentsel dönüşüm süreci, ana caddelerde yeni yatırımların teşvik edilmesini sağladı. Yeni ve kalitenin odağında her zamanki gibi Nişantaşı Abdi İpekçi Caddesi ve Bağdat Caddesi yer alıyor. 

Dışarıda yeme alışkanlığının yüksek olduğu diğer iller; Ankara, İzmir, Bursa, Muğla, Antalya ve Adana. Tüm bu illerin toplam oranı ise yüzde 70 olarak belirtiliyor. Bu iller arasında dikkat çeken bir diğer il Konya. Bugün sanayisindeki gelişme, şehirdeki öğrenci sayısının artışı ve şehri ziyaret eden turist sayısındaki yükseliş bu şehri diğerlerine göre cazip bir yatırım lokasyonuna dönüştürüyor. 

Öğrencilerin bulunduğu lokasyonlar karlı yatırım oluşturuyor!

Kısacası tüm şehirler gözönüne alındığında öğrencilerin yoğun yaşadığı bölgeler, üniversite kampüslerinin çevreleri, yeni yeni ilginin yoğunlaştığı turizm beldeleri, kafelerin popüler olacağı ve karlı bir yatırıma dönüşeceği yerler olarak dikkat çekiyor. 

Bu anlamda İstanbul'da; Fatih, Beşiktaş ve Şişli öğrenci yoğunluğunun yüksek olduğu bölgeler olarak dikkat çekiyor. Bakırköy, Bahçelievler, Beyoğlu yatırımın şüphesiz hızlı geri dönüş sağlayacağı diğer önemli semtler. Ataşehir ile Kartal ve çevresi ise yükselen ofis binaları ve rezidansları ile telefonla sipariş alabilecek fast-food restoranları için çekici bir lokasyon oluyor. Zeytinburnu, Bayrampaşa ve Ümraniye gibi bölgelerde ise nitelikli arzın yetersiz ve cazibesinin az olduğu durumlar yatırımcıları zorlayabilir. 

Beyoğlu İstiklal Caddesi ve Galata, Karaköy Rıhtım ve devamında Balat bölgeleri, yaya trafiğinin yoğun olması ve turistik bölgeler olmasından ötürü talep almaya bu yıl da devam ediyor. Ümraniye'de yeterli nitelikli arz olmasa da yaya trafiği fazla Alemdağ Caddesi, bu yıl yükselen bir trende sahip. Kadıköy Bahariye Caddesi de tramvay yolu ve yoğun yaya trafiği sayesinde Anadolu Yakası'nın popüler noktalarından. 

Ara sokaklar değerlendirmeye açık!

Bahariye'deki ara sokaklar, tüm Moda Caddesi ve Yeldeğirmeni de bu anlamda en trend yeme-içme noktalarının oluşumuna açık görünüyor. Beşiktaş Ihlamur Caddesi pik noktasına cadde trafiğe kapandığında ulaşacak gibi. Çarşı ve çevresi özellikle Beşiktaş'ta yoğunlaşan öğrenci popülasyonu sayesinde popüler.

Her ara sokak, bugün yatırıma ve değerlendirmeye açık görünüyor. Bina kiralamadan alım-satıma kadar her işlemin burada kar getireceğini öngörebiliriz. Ancak kısıtlı arz ve yoğun talebin bu bölgede kira bedellerinin yüksek olmasına sebep olabilir. 

İstanbul'daki yeme-içme sektörü