haftasonunu değerlendirebileceğiniz yerler

İstanbul'da haftasonu gidilecek farklı yerler!

Genel Emine Pile 16.05.2015
Soğuk havalar nedeniyle evlere kapanan İstanbullular, haftasonları gidilecek farklı yerleri sizin için derledik!
ESD Özel - Yavaş yavaş güneşin kendini göstermeye başladığı bu günlerde yoğun bir iş temposunda çalışanlar şehirden kaçış planları yapıyor. Nitekim İstanbul'da haftasonu gidilecek farklı yerleri sizin için derledik. İşte şehir hayatından kaçıp, kendisini yeşilin ve mavinin dinginliğine bırakmak isteyenler için alternatif mekanlar barındıran İstanbul mekanları...

İstanbul her ne kadar yaşamak için cazibe merkezi olsa da vatandaşlar özellikle haftasonlarında bu yoğunluğun getirdiği karmaşa, stres ve trafikten uzaklaşmak için bol oksijenli ve temiz denizi olan yerleşim yerlerine kaçamak yapıyor.

Adeta yakın çevresi gizli cennetlerle dolu İstanbul'da yaşayanlar kentin dört bir yanındaki yerlere giderek nefes alma arayışına giriyor.  

İstanbullular'ın haftasonu gidilecek yerler listesindeki ''saklı cennetler'' şöyle:

Şile  

Şile doğru zamanda gidildiğinde insana keyif veren bir yer. Yaz aylarında özellikle haftasonu uzak durmakta fayda var... Çünkü günü birlik Şile'ye giden onbinlerce İstanbullu oluyor. Ama baharda deniz mevsimi henüz açılmamışken harika. Baharda plajların sakinliği insanı mest ediyor.

Baharda, henüz sahili dolmamışken kafa dinleyeceğiniz, öğlen, akşam deniz ürünlerine doyabileceğiniz yerdesiniz. Üstelik Şile sadece miskinlik yeri de değil; taze balık yiyip Şile bezi kıyafet bakmaktan fazlasını yapabilirsiniz. 

Atatürk Arboretumu

İstanbul'un yanıbaşındaki bu muhteşem güzellik Atatürk Arboretumu 256 hektarlık alanda bulunuyor. İstanbul Bahçeköy‘de, Belgrad Ormanları‘nın içinde yer alan Atatürk Arboretumu ilk bakışta bir açıkhava müzesini andırıyor. Çünkü içeride gördüğünüz bitkilerin türleri hemen önlerinde yazıyor. Böylelikle baktığınız ağacın türünü öğrenebiliyorsunuz.

Göller ve doğal güzelliklerle dolu gezi rotalarınız boyunca hayvan dostlarımız da sizleri yalnız bırakmıyor. Ördekler, kazlar, su kaplumbağaları, balıklar, kuşlar, kurbağalar, köpekler, hatta parkın en uzak noktasında bir yerde özgür ortamlarında yaşayan karacalar; arboretuma ayrı bir lezzet katıyor. Birçok hayvan ve bitki türünü burada doğal ortamlarında görme fırsatı elde ediyorsunuz.

Polonezköy 

Polonyalı siyasi sürgünlerin 1800'lerde kurduğu Polonezköy, Anadolu Yakası'nda Beykoz'un kalbinde yer alıyor. Burası baharda renk cümbüşüne dönerken, sadece kahvaltı etmek için bile gelinebilir. Zira şehrin en iyi sofraları burada kuruluyor. Ama elbette Polonezköy'de kahvaltıdan fazlası var.

Mesela Zofia Teyze'nin Hatıra Evi'nde eski fotoğraflara dalıp köyün tarihini öğrenebilirsiniz. Burasının nasıl Polonya Köyü'ne dönüştüğünü anlamak için, yıl boyunca pek çok aktivitenin, serginin ev sahibi Kültür Evi de iyi bir kaynak sunacak. Hemen önündeki ağaç oyma heykel sergisi ve 1914'te yapılan Czestochowalı Meryem Ana Kilisesi de mini kültür turunuz için bire bir.

Riva

Beykoz'un şirin sahil köyü Riva, İstanbul'a yarım saat uzaklıkta bahara “Hoş geldin” diyebileceğiniz günübirlik rotalardan. Denizi ve kumsalı epey davetkar görünse de, bu mevsimde en iyisi Riva Deresi'ne yollanın. Burada balık tutup piknik yapın veya tekneyle sazlıkların arasında süzülün. Hatta motor sporlarına uygun arazi sayesinde, civarı ATV'lerle de keşfedebilirsiniz.

Anadolu Kavağı – Anadolu Feneri

Beykoz'un turistik balıkçı kasabası Anadolu Kavağı'nda ne kararsızlık yaşarsınız, ne de koşturmanız gerekir. Çünkü yapılacaklar bellidir. Küçük meydanda önce kısa bir tur atılır, sonra Yoros Kalesi'ne tırmanılır. 1190'da Cenevizlilerin yaptırdığı kalede, manzaraya bakınca “Her adımıma değdi” diyeceksiniz. Bir de illa ki kokusu oraya varan balıklar ve kalamarlar iştahınızı kabartacak.

Sapanca Maşukiye

İstanbul'dan yola çıkıp 1,5 saat sonra Sapanca Gölü'nde haşmetli ağaçların, kuş cıvıltılarının ve özgürce koşuşturan kazların arasında olmak nasıl fikir? Üstelik civardaki tesislerde SPA masajı ve rahatlatıcı banyolarla bahar yorgunluğunuzu atabilirsiniz. Bu rotada öğlen gölün çevresinde sakin bir yürüyüş, kıyıdaki tesislerde öğle yemeği, ardından hamak keyfi sizi bekliyor.

İğneada

Şöhreti büyük. Hakkında “Trakya'nın incisi” deniyor. Kırklareli'ne bağlı İğneada, denizi, gölleri, longoz ormanları ve saklı dereleriyle ününü hak ediyor. Bir hafta sonu İğneada Longoz Ormanları'na giderseniz kendinize büyük bir iyilik yapmış olacaksınız. O yüzden su geçirmeyen botlarınızı giyin, rehberli turlardan birini seçin. Çünkü adını bile bilmediğiniz ağaçlar ve kuşlar sizi bekliyor.

Prens Adaları

Şehre yakın, en kolay bahar kaçamağı Adalar'da yapılır. İstanbul'un dokuz adasından en bilinen dörtlüsünde (Büyükada, Heybeliada, Burgazada, Kınalıada) sizi erguvanlar ve mor salkımlar karşılar. Bizans döneminde saray mensupları sürgün edildiği için “Prens Adaları” diye anılan Adalar'ın ortak özelliği, yemyeşil piknik alanları, muhteşem yalıları ve plajlarıdır. Bunların dışında elbette her birinde gezeceğiniz pek çok yer bulunur.

istanbulda haftasonu gidilecek yerler haftasonu gidilecek farklı yerler