İnşaat işçisi

Fransızca öğretmeniydi, inşaat işçisi oldu!

Genel Ayşe Özlem Kuruca 09.12.2014
Ülkesindeki savaştan kaçan Suriyeli Fransızca öğretmeni Behçet Mustafa, ailesi ile sığındığı Mardin Midyat'ta inşaatta çalışıyor
Haseki'ye bağlı Kamışlı ilçesinde Fransızca öğretmenliği yapan 2 çocuk babası Mustafa (50), iç savaş yüzünden eşi ve çocuklarıyla 1,5 yıl önce ülkesini terk ederek, Türkiye'ye sığındı.

Midyat'taki yakınlarının yanına yerleşen Mustafa, bir süre sonra ailesinin geçimini sağlamak için inşaatlarda çalışmaya başladı.

Mustafa çalışırken, savaşın acılarını unutmak için ülkesini terk ederken yanına alamadığı ancak akrabalarının hediye ettiği sazı çalarak teselli buluyor.

"Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığına geçmek istiyorum"

Mustafa, AA muhabirine, baba ve annesinin Türk olduğunu ancak yıllar önce Kamışlı'ya göç etmeleri nedeniyle Suriye'de dünyaya geldiğini söyledi.

Savaş nedeniyle Türkiye'ye kaçtıklarını ancak kardeşlerinin Suriye'de kaldığını ifade eden Mustafa, ülkesinde Fransızca öğretmenliği yaptığını, burada mesleğine uygun bir iş bulamadığı için inşaatlarda çalışmaya başladığını anlattı.

"Akrabalarım gibi ben de en kısa sürede Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak istiyorum" diyen Mustafa, ülkesini özlediğini ancak Türkiye'de çok fazla zorlukla karşılaşmadığını ifade etti. "Ülkemizi özlüyoruz" ifadesini kullanan Mustafa, çocuklara ders vermeyi de özlediğini dile getirdi. 

Mustafa, "Türkiye'ye geldikten sonra bir şekilde rızkımızı çıkarmamız gerekiyordu. Kimseye muhtaç olmadan yaşamımızı sürdürebilmek için inşaatta çalışıyorum" dedi.

"Türkiye'de yaşamaktan başka çaremiz yoktu"

Mustafa, ülkesinden kaçarak Türkiye'ye sığınabilen Suriyelilerin diğer ülkelerdekilere göre daha şanslı olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:

"Allah, Türkiye'den ve Türk milletinden razı olsun. Türkiye'ye gelen sığınmacılar diğer ülkelere gidenlerden daha rahat bir yaşam sürüyorlar. Irak, Ürdün ve Lübnan'a sığınan tanıdıklarımın perişan durumda olduklarını biliyorum. Kaldıkları kamplarda perişan durumdalar. Bulaşıcı hastalıklar mevcut. Doğru, dürüst yemek yok. O ülkelerin göçmenlere fazla tahammülü de yok. Türkiye'ye sığınmaktan başka çaremiz yoktu. Kimse, 'Gel sana yemek vereyim' demez. Çabalayıp, rızkını temin edeceksin. 1,5 yıldır bir gün evde oturmadım. Hep çalıştım."

Mustafa, Türkiye'de insanların çok konuksever olduğuna işaret ederek, her zaman destek gördüklerini dile getirdi.
Müzik tutkusunun Türkiye'de de sürdüğünü anlatan Mustafa, beraberinde sazını getiremediğini ancak akrabalarının kendisine saz aldığını belirtti.

Mustafa, şunları kaydetti:

"Saz çalmak benim için vazgeçilmez bir zevk. Namazımı kılıp, işimi bitirdikten sonra sazıma sarılıyorum. Savaşın izlerini unutmak için teselliyi sazımda arıyorum. Sazımı getiremedim ancak akrabalarıma, 'Bana bir saz getirmezseniz Suriye'ye döneceğim' diye şaka yaptım. Onlar da bana saz alarak, 'Suriye'ye dönmene gerek yok' dediler. O gün bugün saz çalıyorum. Ancak tüm güzelliklere rağmen insanın ülkesi gibi yok. Burada çalışırken sosyal güvencem yok. Öğretmenlik yapamıyorum. O nedenle ülkemize dönebilmeyi ümit ediyoruz."

AA

 

Fransız öğretmeni inşaat işçisi Fransız öğretmeni işçi Behçet Mustafa