kanalistanbul, köprü

Çevre mühendislerinden karamsar tablo

Genel Merve N. Güreş 29.05.2015
İstanbul’a yapılacak ‘Mega Projeler’in çevre felaketine yol açabileceğini söyleyen ÇMO Başkanı Emine Girgin, “Sorunlara çözüm olmayacaklar” dedi.
Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Başkanı Emine Girgin, İstanbul'a yapılması planlanan 3. Köprü, 3 Havalimanı ve Kanal İstanbul projelerinin İstanbul için büyük bir tehlikeye yol açacağını iddia ederek karamsar bir tablo çizdi. Girgin, “İstanbul'un ‘Mega Projeler'e ihtiyacı var mı? diye sormak lazım önce. İstanbullunun hangi soruna çözüm olarak üretildi? Ön çalışmaların yeterince yapılmadığını biliyoruz. Bu projelerin hepsi birden hayatımıza girdi. Bunlar mega değil çılgın projeler” dedi.

MİLYONLARCA TON HAFRİYAT NE OLACAK!

Kanal İstanbul'un İstanbul'a ne katacağı konusunda birçok soru işareti olduğunu söylen Başkan Girgin, ”Çok ciddi kazı çalışmaları yapılacak. Milyonlarca ton hafriyat çıkacak. Bunların ne olacağını merak ediyoruz. 3. havalimanı projesinde kullanılacağı söyleniyor. Ayrıca projeyle ilgili net bir güzergah yok. Netleşen teknik projeleri bulunmayan bir proje. Basına yansıyan fotoğraflardan ibaret. Nereden geçecek, nasıl finanse edilecek kimse bilmiyor. Ayrıca su havzaları açısından bir felaket olacak” diye konuştu.

3. HAVALİMANININ YERİ YANLIŞ

Bütün bu mega projelerin İstanbul'un nazım imar planı çerçevesinde yapılması gerektiğini vurgulayan Girgin, “3. havalimanına teknik bir gezi yaptık. Terkos'u besleyen tüm göller boşaltıldı. O alan betonla kaplanacak. Havzaya bu kadar yakın bir alanı betonla kapladığınızda Terkos'un su kaynaklarının önünü kesiyorsunuz. İstanbul'da büyük bir su sıkıntısı yaşanacak. Geçen yılda bunun etkilerini yaşadık zaten. 3. havalimanı kesinlikle yanlış bir yerde planlandı ve yapılmaya başlandı. İstanbul'un kuzeyinin korunması ve yapılaşmaya açılmaması gerekiyor” dedi.  

İSTANBUL DEMEK RANT DEMEK!

İstanbul'un  çok ciddi bir rant alan olduğunun altını çizen Girgin, “Yeni rant alanları açmak içinde yeni yollar getirmelisiniz ki o alanlar imara açılsın ve satılsın. Burada da durum böyle. Mesela Avrasya Tüneli projesi daha fazla otomobil ve trafik demek. Bacalarıyla ilgili bir sorun var. Biz görüş bildirmiştik. Çok fazla araç geçecek. Oradaki egzozun çıkmasını sağlayacak bacalar hem çirkin bir görüntü sunacak hem de çevre kirliliğine yol açacak” açıklamasını yaptı.

DEPREMİ DÜŞÜNMEK BİLE İSTEMİYORUM

İstanbul'u yaşanabilir kılmak için hem yeşil alanların hem de su havzalarının korunmasının olmazsa olmazlar arasında yer aldığını söyleyen Girgin şöyle konuştu:  Mega projeler İstanbul'un suyunu kaybetmesi pahasına yapılan projeler. Çevresel açıdan bir felakete neden olacak. Suyu kaybedeceğiz, yeşil alanların yok olmasıyla soluduğumuz hava kalitesi azalacak. İnsanın en temel ihtiyacı hava ve su. Cam bir fanusun içinde yaşamaya çalışacağız. Depremi düşünmek bile istemiyorum. Başımıza gelecek en kötü olay olacak. Çünkü hiçbir hazırlık yok. Bütün depremde toplanma alanlarına binalar dikildi. Mesela Mecidiyeköy'de stadyumun olduğu alan toplanma alanıyla. Şimdi üzerinde dev gökdelenler var. İtirazlarımıza cevap bile alamıyoruz, açtığımız davalarsa aleyhimize sonuçlanıyor.

İSTANBUL'A ATIK SU GETİRDİLER

İstanbul'un büyük bir susuzluk sıkıntısıyla karşı karşıya olduğunu açıklayan Girgin, “İstanbul'a nerelerden su taşırız diye çözüm üretilmeye çalışılıyor. Geçen yıl Melen'de su olmadığı için Sakarya Nehri'nden su getirilmeye çalışıldı. Meriç'ten, Ergene'den, Yunanistan'dan su getirmeye çalışılıyor. Ama bunlar kalıcı çözüm değil. Sakarya Nehri Ankara'nın, Eskişehir'in, Adapazarı'nın atık sularının deşarj edildiği bir yer. Su temin edilmesi yasal da değil” dedi.

NÜKLEER, EKOSİSTEMİ BOZACAK

Sinop ve Mersin'de yapılacak nükleer santrallerin ekolojik sistemi alt üst edeceğini söyleyen Başkan Girgin, “Termik ve nükleer santrale tamamen karşıyız. Nükleer atıklar problemi dünyada bile çözülmüş bir sorun değil Türkiye'nin bunu çözmesi imkansız. Tıbbi atıklar bile çok ciddi sorunken bir de hayatımıza nükleer atıklar girecek. O atıkların ne olacağı bilinmiyor. Bunları yok etmek mümkün değil. Tüm ekosistemi bozacak. Bir kaza olasılığını düşünmek bile istemiyoruz. Bunun yanında çok ciddi soğutma suyu ihtiyaçları var. Isınan suyu denize geri veriyorlar. Oradaki sıcaklıkla birlikte sistem tamamen değişecek. Zaten nükleer santralin içinde de ne olacağını Rusya bilecek. Biz nasıl doğalgaz satın alıyorsak şimdi de elektrik satın alacağız” açıklamasını yaptı.

Merve N. Güreş-emlaktasondakika.com

istanbul mega çevre deprem