sade dekorasyon

Evinizi sadelikle dekore edin!

Dekorasyon Zeynep Karabağ 01.12.2016
Evin ve eşyaların karmaşasından kurtulup düzenli bir ortama geçmek isteyenlere evdeki her alanda sadeliği tavsiye ediyoruz.
Günümüzde bir çoğumuz hayatımızı sadeleştirme ihtiyacı duyuyoruz. İş, trafik, aile derken oldukça yorucu bir şehir hayatı yaşıyor, içinde bulunduğumuz sistemin farkında olsak da olmasak da bize dayattığı normlar nedeniyle durmazsızın alışveriş yapıyor, bu yorucu hayata bir de eşya yükünü sokuyoruz. Dövüş Kulübü filminde de işlendiği üzere, bir noktada bir bakmışız eşyaların sahibi biz değil, bizlerin sahibi eşyalar olmuş. Oysa birçoğumuz çok daha azı ile yetinebilecek, yetinmekle kalmayıp bunu tercih edecek durumdayız. Dekorasyonumuzu sadeleştirek eşyamızı minimal düzeyde tutabilir,  evimizi ve nihayetinde kendimizi rahat nefes alır hale getirebiliriz.

Bu noktada minimalist akıma kısaca bir göz atalım. Minimalizm 1960'lı yıllarda soyut dışavurumculuğun biçime ve duyguya verdiği aşırı öneme karşı bir tepki olarak, nesnenin nesne olma özelliğine dikkat çekmek ve ifade, tarihsel, sembolik anlamlarını minimuma indirmek amacıyla ortaya çıkmış. Sadeliği ve nesnelliği öne çıkaran bu sanat akımı dekorasyon dünyasını da elbette oldukça fazla etkilemiş. Akımı yaygınlaşması, tabiri caizse mainstream haline gelmesi hemen olmamış ancak aynı nedenden dolayı da modası asla geçmemiş, zira moda olma kavramına oldukça tezat bir yaklaşım. Üstelik gün geçtikçe minimalist dekorasyon arzusu daha da yaygınlaşıyor.

Hayatı sadeleştirmek ise özellikle 1990'lı yıllar itibarıyla daha çok talep gören ve haliyle daha çok söz edilen bir kavram haline gelmiş. Toplum içindeki hayatlarımız hızlandıkça özel yaşantılarımız yavaşlatma isteği bu noktada oldukça anlamlı. Yemek kültüründe dahi slow* akımlar çıkmış, sadelik ve basitlik hor görülen değil, özellikle tercih edilen bir yaşam tarzı haline gelmeye başlamış.

Hayatımızı sadeleştirme girişimine başlamanın ilk yolu ise yaşam alanımızı, yani evimizi sadeleştirmekten geçiyor. Yalnızca ihtiyacımız olan kadarına sahip olacağımız, ömrümüzü ve paramızı tüketmeyecek sade bir yaşam ve eşya yerine spor, kültürel faaliyetler, hobiler vs için ayrılan zaman, para, enerji… Kulağa çok mantıklı gelmiyor mu?

İşe tek bir odayla başlayın

<a href='http://www.emlaktasondakika.com/haber-ara/?key=sade+dekorasyon'>sade dekorasyon</a>

Her zaman için işin en zor kısmı başlamaktır değil mi? Halbuki yapılacak iş belli, yapacak kişi belli, o halde neden bir de ertelemenin verdiği suçluluk duygusunu taşıyasınız? Siz değilseniz kim, şimdi değilse ne zaman? İşin en zor ksımını yani işe koyulma aşamasını atlatabilmek için işi mümkün olduğunca küçük tutun.

İlk iş: Mobilyalar

mobilyalar

Evde kaç kişi yaşıyor, kaç adet koltuğa sahipsiniz? Ayda yılda bir gelen misafirleriniz için özel koltuk takımınız mı var? Yemek odası takımınız battal boy bir masa, bir vitrin, bir büfeden mi oluşuyor (ve üstelik mutfak masasında mı yemek yiyorsunuz), kaç adet sehpa, kaç adet raf, kaç adet halı, kaç kat perde, kaç çeşit kırlente sahipsiniz? Evinizi olduğundan küçük gösterecek, kalabalık hale getirerek bir depo görünümüne sokacak fazla eşyalarınızı elden çıkarın? Kırk yılın başı kalabalık misafir mi gelecek? Komşudan sandalye ödünç almak inanın kötü bir fikir değil. :)

Yalnızca gerekli eşyaları elinizde tutun

Yalnızca gerekli eşyaları elinizde tutun

Elinizdeki eşyaları üçe bölmek iyi bir başlangıç olabilir: Gerçekten ihtiyacınız olanlar, bağışlayabileceğiniz eşyalar ve çöpler. Eskidiği halde kenarda duran bazı eşyalar, asla kullanılmayan ama belki (belki!) bir gün kullanmayı planladıklarınız, ayıp olmasın diye elden çıkaramadığınız zevksiz hediyeler, demode eşyalar, orduyu besleyecek miktarda tabak çanak vs. Bu eşyalar yalnızca evinizde yük değil, aynı zamanda sırtınızda da yük. Bunları elden çıkardığınız zaman hafiflediğinizi fark edeceksiniz.

Zeminde gereksiz eşya bırakmayın

Zeminde gereksiz eşya bırakmayın

Zemine bağlı eşya sayısı azaldıkça alan çok daha büyük ve ferah görünecektir. Bu nedenle, eğer alanınız fazla değilse zeminde yer alan dekoratif aksesuar, boy boy halı ve kilim, duvar rafı yerine zemine konulan raf gibi eşyaları azaltın. Boş zemin demek geniş görünümlü ve ferah alanlar demek.

Yüzeyleri sadeleştirin

Yüzeyleri sadeleştirin

Masa, büfe, sehpa gibi yüzeylerin üzerindeki dekoratif eşyalar kaldırmayı deneyin. İlk başta gözünüze biraz tufaf, biraz eksik görünebilir, özellikle de yılların alışkanlığı varsa ama göreceksiniz ki eviniz çok daha sade ve ferah görünecek. Üstelik daha az eşya = tozlanacak daha az eşya Kazanım!

Duvar dekorlarını kaldırın

Duvar dekorlarını kaldırın

Duvarlardaki özellikle ufak resim, fotoğraf, dekoratif obje gibi mekanı kalabalık gösteren unsurları ortadan kaldırmayı düşünebilirsiniz. Birbirinden güzel sanat eserleriniz ya da aile fotoğraflarınız vardır ve biz de birçok yazımızda bu tür dekoratif objeler ile duvarların nasıl süslenmesi konusunda yazılar yazıyoruz ancak amacınız evi minimalist bir tarzda döşemek ve sadeliği, dinginliği hayatınızın ve haliyle evinizin karakteri haline getirmek istiyorsanız, tablo konusunda biraz cimri davranabilirsiniz.

Eşyaları dolaplarda depolayın

Eşyaları dolaplarda depolayın

Eşyalarınızı kapalı dolaplarda depolamak evinizi derli toplu bir hale getirecek ve sade görünmesini sağlayacaktır. Bu noktada günümüzün açık raf gibi trendlerine itibar etmeyip düz kapaklı, sade ve mümkünse boydan boya olan, böylece duvar yüzeyini parçalara bölerek alanın küçük görünmesine neden olmayan dolap türleri tercih edebilirsiniz.

Açık renkleri tercih edin

Açık renkleri tercih edin

Koltuk, kanepe ve sandalyelerin döşemeliklerini, perde ve halıları desensiz, açık ve birbiri ile uyumlu renklerde seçmek de evinizde minimalist bir hava oluşturmanızda fayda sağlayacaktır. Yer yer koyu renkleri de kullanabilirsiniz, özellikle de bol bol doğal gün ışığı alan, geniş pencereli odalarda ancak dingin bir hava oluşturmanın birinci yolu, yumuşak renkler ile yapacağınız bir dekorasyon. Duvarlarda, banyo ve mutfak ünitelerinde de aynı kural geçerli.

Evi derli toplu tutun

Evi derli toplu tutun

Ve geldik en önemli maddelerden birine. Evi dağınık tutmak evin tozlu olmasından çok daha kötü bir görüntü meydana getirir. Her eşyayı olması gerektiği yerde tutmanız, aldığınız eşyayı işi bitince yerine götürmeniz, basit, günlük temizlikler yapmanız evi sürekli derli toplu tutmanızı sağlayacak, üstelik bunu yaparken zorluk yaşamanıza neden olmayacaktır. Bu konuyla ilgili, yukarı linkini verdiğimiz yazımıza göz atmanızı mutlaka tavsiye ederiz. İşin büyümesine izin vermeden, günlük olarak yapabileceğiniz birkaç derleme toplama eylemi ile göreceksiniz ki eviniz her zaman düzenli, sade, şık ve huzurlu olacak.

sade dekorasyon evde sadelik her alanda sadelik